Fenerbahçe Kürek Şubesi'nde şampiyonluğun sevinci yaşanıyor
Yayınlanma Tarihi 15 Nisan 2026 Çar 11:04
Güncelleme Tarihi 15 Nisan 2026 Çar 11:05
Fenerbahçe Kürek Şubesi'nde Büyükler Türkiye Kupası yarışlarında elde edilen şampiyonluğun sevinci yaşanıyor.
Sarı-lacivertliler, 27-29 Mart tarihlerinde Adana'da gerçekleştirilen organizasyonda erkeklerde 888 puanla en yakın rakibinin 372 puan, kadınlarda ise 500 puanla en yakın rakibinin 262 puan önünde zirveyi göğüslemişti.
Fenerbahçe Kürek Şube Sorumlusu Abdullah Duman, A Takım Antrenörü Celalettin Güneştan ile sporcular Elif Özdemir, Derin Özyiğit, Alper Şevket Eren ve Halil Kaan Köroğlu, elde edilen başarılarla ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Yarışların kulüp adına son derece başarılı sonuçlandığını dile getiren Abdullah Duman, "Hem kadınlar hem erkeklerde Türkiye Kupası'nın sahibi olduk. Fenerbahçe Kürek Şubesi yurt içi yarışlarda artık bir marka ve son yıllarda çok ağırlığını koymuş bir takım. Bir gelenek haline gelmiş durumda. Artık yurt içi yarışlarımızı asıl amaca giden bir basamak olarak görüyoruz. Bunları kulübümüze ödememiz gereken bir borç gibi görüp daha sonra asıl hedefimize odaklanıyoruz. Gözümüzü olimpiyat hazırlığına çeviriyoruz. Böyle bir başarıdan dolayı mutluyuz. Hedefimize doğru ilerliyoruz." diye konuştu.
Yönetimler değişse de Fenerbahçe'de hedefin aynı kaldığını anlatan Duman, şunları kaydetti:
"Yönetimimiz olimpik şubelere son derece destek oluyor. Genel olarak bütün amacımız önce ülkemize sonra da kulübümüze olimpiyat oyunlarında gurur yaşatmak. Buna yönelik planlamalarımızı yapıyoruz. Hedef yüksek olduğunda yurt içi başarı geliyor. Şubemiz bünyesinde bir yüksek performans departmanı kurduk. Daha önceki iş tecrübemiz doğrultusunda olimpik branşlarda başarılı olan ülkeleri gözlemleme şansı bulduk. Yüksek performans direktörü, kondisyon koçu, spor psikoloğu, fizyoterapist ve mentörümüz var. Departmanımız kurulalı 1,5 ay oldu. Asıl efektif olacağı dönem önümüzdeki 6 aydan başlayacak dönem. Bu yüksek performans departmanı, aynı zamanda kulübümüzde Fenerbahçe Doğuş yelken şubesiyle birlikte yönettiğimiz bir program diyebiliriz. Aslında geniş ölçekli, milli takımların uygulamaya çalıştığı bir şey. Kulüp bazında bu denli detaylı şekilde bir çalışma aslında çok görülmüş bir şey değil. Milli takımlar bazında bunu yapan takımlar var."
Departmanın sporcular açısından umut verici olduğunu aktaran Abdullah Duman, "Bu yüksek performans departmanın çalışmalarıyla birlikte sporcu kendindeki en yüksek potansiyeli görebilecek durumda. Bu sebeple motivasyon tabii ki üst seviyede oluyor. Gerekli desteği de gerekli duydukları alanlarda alabiliyorlar." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin kürekte Dünya şampiyonası madalyası bulunmadığını, asıl hedeflerinin bunu ülkeye kazandırmak olduğunu vurgulayan Duman, şöyle konuştu:
"Olimpiyatlarda artık katılımcı değil, rekabetçi bir pozisyonda olmak istiyoruz. Olimpiyat madalyası istiyoruz. Ülkemizde sürekli ivmelenen bu branşın eminim ki bizim gibi kulüplerin de desteğiyle daha hızlı şekilde başarılarımızın artacağını düşünüyorum. Kulübümüz, 'Dünyanın en büyük spor kulübü' sloganıyla sürekli anılıyor. Paris Olimpiyatları'na gönderdiğimiz 27 sporcu var. Bu kulübümüzü sadece ülkede değil, uluslararası anlamda da çok kıymetli bir kulüp haline getiriyor. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi de ikinci defa altın şeref bayrağı ödülüne layık gördü kulübümüzü. Çok kıymetli bir belge. Çok kıymetli bir anılış tarzı."
Güneştan: "Antrenör kadromuz ciddi fark oluşturuyor"
A Takım Antrenörü Celalettin Güneştan, şubenin çok güçlü bir antrenör ekibine sahip olduğunu dile getirdi.
Yaptıkları çalışmaların meyvesini aldıklarını aktaran Güneştan, "Kupayı almayı bekliyorduk. Farklı bir sonuç olmadı ama bizi şaşırtan şey, Galatasaray'ın da bu yarışmada bir varlık gösterip en azından birkaç yarışta ciddi rekabet edeceğine dair bir beklentim vardı ama enteresan bir şekilde çok direnç gösteremediler. Girdiğimiz her yarışı kazandık. Sadece ilk kategoride başka bir kulüpten bir arkadaşımız yarışmaya kazandı. 10 yıldır buradayım. Birlikte çalıştığım Aziz Başkan, Ali Başkan ve şu anda Saadettin Başkan döneminde şubeye ciddi anlamda katkıları var. Ne talep ettiysek hemen hemen her şeyi sağlamaya çalıştılar. Sadettin Başkan döneminde performansımızı daha uluslararası bir düzeye taşımayla ilgili yüksek performans departmanı bölümü kuruldu." değerlendirmesinde bulundu.
Kendi alanlarında son derece tecrübeli eğitimcilerden destek aldıklarının altını çizen Güneştan, şunları aktardı:
"Bu, hem performans hem de mental açısından ileriye daha büyük hedefler koymamızda gerçekten anlamlı bir girişim oldu. Ben antrenör olarak baktığımda bundan çok memnunum. Çünkü performansınıza gerçekten katkı sağlıyor. Otuz yılı aşkındır antrenörlük yapıyorum. Başka kulüplerle de çalışmalarım oldu. Burada biz altyapıya ciddi önem veriyoruz. Altyapıdaki antrenörümüz de gerçekten tecrübeli. Hem bilgi hem tecrübe olarak son derece güçlü bir kadroyuz ve bu büyük fark oluşturuyor. Benim de en büyük hayallerimden biri uluslararası başarı."
Elif Özdemir: "Çok mutluyuz"
Sporculardan Elif Özdemir, elde ettikleri başarıdan dolayı çok mutlu olduklarını söyledi.
Çok iyi bir kamp süreci geçirdiklerini dile getiren Elif, "İlk defa büyükler yarışına girdim. Tabii ki çok büyük fark vardı. İkinci olan ekip Galatasaray'dı. Galatasaray'a, yani en büyük rakiplerimizden birine 15 saniye fark atmak önemli. Antrenörlerimizin yeterliliği bence ilk başta farkı oluşturan etken. Bize çok katkıda bulunuyorlar. Bize sadece yaptığımız sporda değil, mental olarak da çok destek oluyorlar. Çünkü sporda çok önemli bir şey psikoloji. Burada sporcu kendisinin desteklendiğini hissediyor. Fenerbahçe, sporcularının geleceğini düşünüyor." şeklinde görüş belirtti.
Fenerbahçe'de bir aile ortamı olduğunu anlatan Elif, sözlerini şöyle tamamladı:
"Birilerinin benim için çabaladığını, kendi sporcusu olarak değil de ailesinden biri gibi desteklediğini hissediyorum. Burada kulüp değil de bir aile var. Fenerbahçe bize sadece bir kulüp değil de kulüpten çok bir aile hissiyatı veriyor. Bir aileymiş gibi hissediyoruz. Böyle olunca başarı daha kolay geliyor. Benim de hedefim 2032 Olimpiyatları'na katılmak ve orada bir madalya kazanmak."
Derin Özyiğit de elde ettikleri önemli başarıdan duydukları memnuniyeti ifade etti.
Alper Şevket Eren ise "Genel olarak alışık olduğumuz bir duygu. 9 senedir üst üste şampiyon oluyoruz. Tabii Türkiye Kupası'na geçen sene katılamamıştık. Tekrardan katılıp üstün bir başarı elde ettik. Fenerbahçe'nin desteğini bir sporcu olarak hissediyorum. Yönetimler değişse de bize destekleri çok büyük oluyor. Yüksek Performans Departmanı diye bir şeyi daha önce görmemiştim. Her açıdan yararlı olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
Alper Şevket, en büyük hedefinin olimpiyat oyunlarına katılmak olduğunu anlatarak, "Fenerbahçe'nin olimpik branşlara sağladığı destekten çok mutluyum. Kulübümüze, başkanlarımıza ve yöneticilerimize çok teşekkür ederim. Desteklerini sonuna kadar hissediyoruz. Olimpiyatlara gitmek her zaman en büyük hedefidir bir sporcunun. Bizim de hedefimiz o. O yönde çalışmalara devam ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Halil Kaan Köroğlu da sezonun ilk yarışında hem kendilerini denediklerini hem de büyük bir başarı elde ettiklerini belirtti.
Sezonun geri kalanı için performanslarını gördüklerini vurgulayan Halil Kaan, şunları söyledi:
"Sezonun ilk yarışı olan Büyükler Türkiye Kupası'nı kazandık. Bu bizim beklediğimiz bir şeydi. Çünkü iyi hazırlandık, disiplinli çalıştık. Takım ruhunu da sağladık. Güzel disiplinli çalışmalar yaparak, özveriyle çalışarak kupayı elde ettik. 14 yarışın, 12'sini alarak büyük bir başarı elde ettik. Fenerbahçe olimpik branşlara çok fazlasıyla destek veriyor. Diğer kulüplerden bu konuda daha önde olduğumuzu söyleyebilirim. Yönetim bize planlarını açıklayarak geldi. Bu da bizim için bir motivasyon oldu ve ileriyi görmemizi sağladı."
Halil Kaan Köroğlu, sözlerini bireysel hedeflerine dair şu ifadelerle noktaladı:
"Türkiye Kupası ve Türkiye Şampiyonası'nı aslında ben kendim için bir adım olarak görüyorum. Avrupa ve dünya şampiyonalarında kendi yaşımda tekrar madalya almaya devam edeceğim. Avrupa Şampiyonası'nda da madalya almayı başardım. Bunu dünya şampiyonasında da madalya almaya götürmeye çalışıyorum. Bu şekilde ilerleterek 2028'de ilk başta kota için savaşıp sonra madalyaya yaklaşmayı hedefliyorum. 2032'de de artık madalya için çalışmak istiyorum."